wordpress
stats

ENERJİ SANTRALLERİ

Santrallerin soğutma suyu sistemlerinin performansı çevresel etkiler yanında, işletme verimliliği bakımından da büyük önem taşıyor. Birden fazla mühendislik disiplinini ilgilendiren bu projelerde ARTI Proje olarak detaylı hizmetler sunuyoruz.

enerji santralleri

haber-ikon-1

GÖZDEN KAÇANLAR

Santral soğutma suyu, tesis performansı ve üretim ekonomisini yakından ilgilendirdiğinden, bu konudaki mühendislik çalışmaları büyük önem taşıyor. Denize geri bırakılacak ısınmış suyun çevresel etkilerinin doğru değerlendirilmesi de ÇED aşamasında ele alınması gereken konuların başında geliyor.

İlk yatırım maliyetlerinin yanında işletme maliyetlerinin kontrolü de yatırımın başarısı açısından önem taşıdığından, soğutma suyu sisteminin hedef performans değerlerine minimum işletme maliyetlerinde ulaşması tasarımlarda gözetilen hedeflerden biri olmaktadır. Bunun için istenilen nitelik ve hacimdeki suyun, mevsimsel debi değişkenlikleri de gözetilerek en az enerji tüketimiyle alınması ve deşarj edilmesi sağlanmalıdır.

Deniz tabanına döşenecek borunun her türlü dalga ve akıntı etkisi altında hedeflendiği şekilde hizmetine devam edebilmesi için su altı boru hatları mühendisliğine uygun güvenilir bir tasarım yapılması oldukça önemli. Bütün bunlar yapılırken deniz ortamındaki imalatların zorluğundan ve özelliğinde kaynaklanacak inşaat maliyetlerinin de en aza indirilmesi olasılıklarının sürekli göz önünde bulundurulması gerekiyor. İnşaat maliyetlerinin azaltılması, boru tipi ve çapının doğru seçiminden başlayan ve deniz tabanına borunun hendek içine ya da dışında doğru yerleştirilmesiyle devam eden bir süreç oluyor. Bu süreç deniz imalatlarını üstelenecek yüklenicinin ekipman ihtiyaçlarının belirlenmesine ve buna bağlı olarak tasarımların optimize edilmesine kadar da uzanabiliyor.

haber-ikon-1

HİZMET KAPSAMIMIZ

ARTI Proje olarak, Enerji Santralleri Soğutma Suyu Sistemleri’nin deniz kısımlarının tasarımında detaylı mühendislik ve müşavirlik hizmetleri veriyoruz. Bu hizmetlerimiz saha ölçümlerinin programlanması, boru hattı hidroliği ve difüzör tasarımları, seyrelme hesap ve analizleri gibi su çevrim sisteminin deniz kısmındaki tüm bileşenlerini içeriyor.

ARTI Proje olarak deniz altı boru hatlarının tasarımında önemli bir tecrübeye sebep olmamız nedeniyle, yerli ve yabancı pek çok yatırımcı ve müşavir tarafından enerji santrali soğutma suyu sistemlerinin deniz yapıları tasarımında da tercih edilen gruplardan biri oluyoruz.

Yatırımcı’nın kendi içindeki yatırım kararı ve sonrasındaki izinler sürecinde ihtiyaç duyduğu:

– deniz yapıları projelerinin hazırlanması,
– metraj ve keşif çalışmaları, yatırım maliyeti tahminleri,
– rüzgar, dalga, çalkantı, kirlilik gibi model çalışmaları,
– ÇED raporu için gerekli çevresel etüdlerin yapılması,
– batimetri, deniz sondajı, oşinografik çalışmalar gibi saha etüdlerinin kapsamının belirlenmesi için şartnameler hazırlanması,
– proje yönetim desteği sağlanması,

gibi konularda Danışman grup olarak görev alıyoruz. Bu çalışmalarımızı Yatırımcı’ların proje geliştirme ekipleriyle yakın işbirliği içinde yürütüyoruz.

haber-ikon-1

SAHA ÖLÇÜMÜ HER ZAMAN EKSİKTİR

Enerji Santrali ModellemesiSoğutma suyu projelerinde gerek ÇED çalışması şartı olarak gerekse imar izinleri nedeniyle mutlaka Hidrografik – Oşinografik saha ölçümleri yapılmaktadır. Ancak genelde bu ölçümler, ya uzman proje ekibinin katılımından önce planlanmış olması ya da tasarım aşaması ihtiyaçları gözetilmemiş olması nedeniyle çoğunlukla yetersiz kalır. Zaman ve bütçe kısıtları da saha ölçümlerinin kalitesine ve içeriğine olumsuz etkimektedir.
Saha verisi eksikliğini en aza indirmek kısmen nümerik modellerle yapılacak simulasyonlarla mümkün olabilir. Mevcut kısıtlı verilerle kalibre edilmiş modeller, ileriye dönük farklı senaryoların simule edilmesinde ve veri eksikliğinin giderilmesinde faydalı olabilir. Tabii model çalışmasının deneyimli modelciler yürütülmesi yapılması şartıyla.

Yatırımcılar için en ekonomik olan ise deniz mühendisliği uzmanlarının projeye olduğunca erken dahil edilmesiyle mümkün olabilir. Böylece tüm saha ölçümleri, projenin teknik ihtiyaçları da gözetilerek daha doğru planlanabilir ve kısıtlı kaynaklar verimli yönetilebilir. Bu şekilde, ileride gereksiz tekrarlamaların veya veri eksikliğinden doğan tasarım hatalarının önüne geçilebilir.